YAZININ GELİŞİMİ

Sayıları daha hızlı ve kolayca yazabilmek için Maya ve Aztek’ler, Mısırlılar, Sümer-Akad ve Sami halkları, Hintliler Araplar ya ideogramlar yada harflar kullanıyorlardı.Eski Yunanlılarda mistik inanış bazı harflere özel değer vermeye neden olmuştur.

Pisagor’un kuralları, Yunan alfabesinin 24 harfini burçlar kuşağının 12 işareti ile özdeşleştirmiştir.Yedi sesli harf onlar için 7 gezegenin simgesidir.

Hıristiyanlar, Yuhanna İncil’inde olduğu gibi “Alfa” ve “Omega” harfleri ile bütün seslerin başlangıcı ve sonunu ifade ederler.Harflere sayısal değerler verme, sözcükleri sayılara çevirmeyi de beraberinde getirir.Daha sonra Museviler bu yöntemi geliştirmiştir.

Yunanlılar Fenikelilerin sessiz yazı sistemini almışlardı.Ancak sesli harfleri de bulmak zorundaydılar.Böylelikle, Yunan alfabesi ile konuşma, kurumsal düşünme ve yazı bir bütün haline gelmiştir.Buda tümceye esneklikle birleşme olanağı veren anlam belirginliği sağladı.

M.Ö.IV. yüzyıla kadar Roma’da Etrüsk’ler hüküm sürüyordu.Yunan alfabesi Etrüsklüler tarafından uyarlanmıştı.Daha sonra Romalılar Etrüsk topraklarını fethederek aynı zamanda onların alfabesini de almışlardır.Yunanlıların yazıya veremediği estetiği, imparatorluklarını yazılarla süslü birçok anıtla bezeyen Romalılar vermiştir.Böylece harfler incelmiş, nitelik kazanmış ve yazı bezeme ile bütünleşmiştir.Roma anıtları taş üzerine kazılan yazı üslubu ile daha ihtişamlı hale gelmiştir.

Yunan büyük harfleri geometrik ve hepsi aynı boyutta olup düzen, yöntem ve Yunan toplumunun uyumunu yansıtır.Başlangıçtan bu yana düzensiz olan Latin harfleri için önceleri bir arayışa gidildi.Daha sonra ise harfler biçimsel yapılarına göre bir araya getirilmiştir.Böylelikle yazının mimaride kullanım biçimi de değişmiştir.

Romalılar işgal ettikleri ülkelerin halklarına imparatorluğun gücünü hatırlatmak için inşa ettikleri anıtlarda yazı kullanıyorlardı.Bu yazılar insan ölçeğini aşan görkemli yapıların yüksek yerlerinde ve bazen de yerde olmak üzere Romanın hakimiyetini vurgulamak için mimari ve çevrede kullanılmıştır.

Anıtsal yazılar taş üzerine çekiç ve keski ile yazılıyordu.Daha sonra kitabın ilk örneği sayılan ağaç kabuğundan cilalı tahta üzerine sivri uçlu kemik yada metal ile yazılmaya başlandı.Bunu papirüs üzerine önce kamış kalem ile daha sonra ise kuş veya kaz tüyü ile mürekkep kullanarak yazı yazmak izledi.

Mısır’da papirüs, bez ;Mezopotamya’da pişmiş topraktan tabletler, taşlar ;Eski Yunan’da mermer , üzerine yazı yazılıyordu.

Eski Yunanda öğretim ilk zamanlarda sözle yapılıyordu ve insan hafızası baskın role sahipti.M.Ö. V. Yüzyıldan başlayarak yazılı öğretim başlamış.Papirüs kitaplar satılmıştır.Roma’da antikçağ ve Hıristiyanlığa geçiş aşamasında, kitap önem kazanmıştır.

Romalılar imparatorluk yollarını yazılı anıtlarla doldururken yazı biçimini mükemmelleştirerek el yazısı eserlerini de zenginleştirdiler.Bunun sonucunda yazıda matematiksel orantılar arayışına girdiler.

Hıristiyanlıkla birlikte kitap, yazma ve okuma açısından rahat olan kesin biçimini almıştır.Bir dizgi yöntemi olan tipografiye geçilmiştir.

Latin yazısının Roma’dan sonra ikinci büyük aşaması, IX. Yüzyılda Roma yazıt ve el yazmasından esinlenerek “caroline” adı verilen küçük harflerin biçimlendirdiği yazı üslubu ile gerçekleşmiştir.XI. yüzyılın sonunda ise yuvarlak hatlı “caroline” yazısı yerini dikey biçimli kırık çizgili ve gotik mimariyle özdeşleşen “gotik” yazıya bırakmıştır.

XV. yüzyıl başında Roma kültürünü yeniden canlandırmaya çalışan İtalyan hümanistleri. Roma dönemi büyük harflerini ve bu harflere benzeyen “caroline” küçük harflerini benimseyerek biraz değiştirip, hümanist yazıyı oluşturdular.Pacioli, Dürer, ve Troy gibi Rönesans sanatçıları insan vücut ölçülerini esas alarak pergel ve cetvel yardımıyla harf biçimlerini oluşturdular.

Rönesans’ta kapı lentoları , frizler , alınlıklar , zeminler , duvarlar ve kubbeler, üzerinde yazı kullanılan mimari elemanlarıdır.

XV.yüzyılda Gutenberg’in matbaayı icadıyla el yazmaları yavaş yavaş önemini yitirdiler.XVIII. yüzyıl sonuna kadar Latin yazısından esinlenen çok sayıda yazı biçimi geliştirilmiş, ancak el yazısı araştırmaları dışında yazı, başlangıçtaki Roma Latin yazısına yakın biçimde kalmıştır.

1692’ de IVX. Louis’ nin resmi matbaada kullanılmak üzere yeni harf biçimi yaratılması emriyle Fhilppe Grandjean tarafından “Roman du Roi” adı verilen yeni yazı biçimi oluşturularak önceki tüm yazı sistemlerinden vazgeçilmiştir.








E-mail
hermeticatr@yahoo.com



Ana sayfa Yaşam İle Bilim Antik Yunan'da Ezoterizm Geometrinin Etkisi Pisagor ve Sayılar 3'ün Gizemi