Westminster manastırın bodrumunda bir Anglikan piskoposunun mezarı üstünde su sözler yazılıdır. "Genç ve hür iken, düşlerim sonsuzken, dünyayı değiştirmek isterdim.Yaslanıp akıllanınca, dünyanın değişmeyeceğini anladım. Ben de düşlerimi biraz kısıtlayarak sadece memleketimi değiştirmeye karar verdim.Ama o da değişeceğe benzemiyorduİyice yaşlandığımda, artık son bir gayretle, sadece ailemi, kendime en yakın olanları değiştirmeyi denedim.Ama maalesef bunu kabul ettiremedim. Ve simdi ölüm döşeğinde yatarken birden fark ettim ki, önce yalnız kendimi değiştirseydim, onlara örnek olarak ailemi de değiştirebilirdim.Onlardan alacağım cesaret ve ilhamla, memleketimi daha ileri götürebilirdim. Kim bilir, belki dünyayı bile değiştirebilirdim."






Bu öykü gerçek mi,kurgu mu bilinmiyor ama internette bir çok insana ulaştığını tahmin ediyorum,ancak ben beğendim ve sizlerle paylaşmak istedim: Adam, ilk kez gittiği kasabada, şaşkın halde adres arıyor. Yol kenarında park etmiş arabanın arka koltuğundaki çocuğa yanaşıp soruyor: - Buraların yabancısıyım. Fırını arıyorum,parkın hemen yanı başında demişlerdi. Çocuk, arabanın penceresini iyice açtıktan sonra cevap verir: - Ben de buraya ilk kez geliyorum. Ama sağ tarafa gitmeniz gerekiyor herhalde. Diyalog şöyle devam eder: - Sen de ilk kez geldiğine göre sağ tarafa gitmem gerektiğini nasıl anladın? - Ihlamur çiçeklerinin kokusunu duymuyor musunuz? Kuş cıvıltıları oradan geliyor zaten. - iyi ama, bunların parktan değil de tek bir ağaçtan gelmediği ne malum? - Tek bir ağaçtan bu kadar koku gelmez. Üstelik manolyalar da katılıyor onlara. Hem biraz derin nefes alırsanız fırından yeni çıkmış ekmeklerin kokusunu da duyarsınız.Adam gözlerini hafifçe kısarak denileni yaptıktan sonrs gerçekten de ekmeklerin kokusunu duyarak cebinden bir şeker çıkarıp çocuğa teşekkür ederken,çocuğun gözlerinin görmediğini fark eder. Çocuk da konuşma aniden kesilince adamın kendi durumunu anladığını anlar. Işığa hasret gözlerini adamdan saklamaya çalışırken şu sözler dökülür ağzından: - 3 yıl önce bir kaza geçirdim, görmeyi öyle özledim ki...Sizinkiler sağlam değil mi? Adam çocuğun tarif ettiği yöne doðru yönelirken şöyle mırıldanır: - Artık emin değilim. Emin olduğum benden iyi gördüğündür. SÖYLEDİM : Duydu anlamına gelmez DUYDU : Anladı anlamına gelmez ANLADI : Hak verdi anlamına gelmez HAK VERDI: İnandı anlamına gelmez İNANDI : Uyguladı anlamına gelmez UYGULADI : Sürdürecek anlamına gelmez.İnsanları ve özellikle de sevdiklerinizi oldukları gibi kabul edin Siz onları kendi oldukları için sevdiniz. Sizin istediğiniz gibi olurlarsa sevdiğiniz onlar değil,kendiniz olursunuz












HERAKLIT VE KARSITLIKLARIN BIRLIGI YASASI (MO.5.YY) Gelisim, karsit guclerin karsilikli catismasi ile olur. Dusuncenin dusunce ile, insanin insanla,erkegin kadinla,siniflarin siniflarla ,halklarin halklarla savasi, evrenin uyumlu butunlugunu saglar.Bunun icin savas , catisma , herseyin basi anasidir.Her nesne var olabilmek icin karsitina gereksinim duyar. CATISTIKCA , AYRILMAYA CALISTIKCA DAHA DERIN BIR ANLAMDA BIRLESTIKLERINI , BIR YAYLI CALGININ YAYIYLA TELLERI GIBI UYUM ICINDE BUTUNLESTIKLERINI ANLAYAMIYORLAR ` der HERAKLIT....... Bu yuzden her turlu savasa bir son verip barisi kurmayi ozleyenlerin cabalari gercegin ozunu goremeyen bos cabalardir.Çunku yaratici gerilimler sona erer ve durgunluk baslarsa olum gelir.Bunun icin birt insanin elde edebileceklerinin tumunu elde etmesi butun istediklerine kavusmasi guzel sey degildir.Cunku sagligi degerli sey yapan hastaliktir , kotulukle olculdugu zaman ancak iyiligin degeri anlasilir,aclik cekilirse doymanin ne oldugu bilinir,yorgunluk olmadan dinlenmenin tadina varilmaz. Karsitliklarin birbirini gerektirmesi ve birbirlerini tamamlamasi boyle olur Insanlar birine dogru, birine yanlis birine iyi , birine kotu der ancak. Kaynak bilinmiyor





E-mail
hermeticatr@yahoo.com






ANA SAYFAM YAZILAR1 YAZILAR2 YAZILAR4 Geometrinin Etkisi Pisagor ve Sayılar iLGiLi LiNKLER