DÜNYADA YAŞAM İLE BİRLİKTE BİLİMDE BAŞLARDerleyen...............................................................................................HorusDünyada yaşam ile birlikte bilimde başlar.Sonradan çeşitli yasaların içeriğinde , belli boyutlarına ulaşacak olan bir yaşam hücresi bilim için ilk gözlemdir.Dünyadaki canlılar içinde en önemli yeri insan kapsar.İnsana bu önemi kazandıran düşünme yeteneğidir.Düşünme yeteneği insan ile diğer canlılar arasındaki farkı yaratmıştır.Diğer canlılar doğaya bağlı olarak yaşar hatta doğaya uygun biçimlere girmişlerdir.Bazılarının ise doğayla uyum sağlayamadığı için nesilleri bile tükenmiştir. İnsan da ise durum farklıdır.İnsanda bir evrim geçirmiş ancak geçirdiği bu evrim sürecinde doğaya fizik olarak yenik düştüğü zamanlarda bilimsel yollara başvurmuş ve doğadaki üstünlüğünü kanıtlamıştır.İnsanda var olan düşünme olgusu bilim yolunda ilerlemesini sağlamış , bu ilerleme zaman zaman çok yavaş , zaman zamanda çok hızlı olmuştur.Örneğin ,ilk çağlarda insan çeşitli mistik akımların içinde kalmıştır.Bu onun bilim yolunda ilerlemesini engellemiştir.Bilimin ilerlemesine engel olmak isteyenler , mistik kaoslar yaratarak insana çeşitli ütopyalarda bulunmuşlardır.(bunları günümüzde de görmekteyiz)Ancak bilimsel düşünce her zaman etkisini göstererek insanı salt gerçekle yüzyüze getirmiştir. Belli bir bilim aşamasından sonra insanın bilinen , bitmeyen araştırma arzusu bu defa , kendine varmıştır.Düşünme gücünün etkisiyle bir çok şey yapıldığını gören filozoflarda ,düşünmenin ne olduğunu anlamaya çalışmışlardır.Çok hassas konu olan düşünmeyi bilimle felsefeyle irdelemişler ,kimileri konunun mistik gizeminde kaybolmuştur.Eğer olay evrensel boyutta ise insan usu ona ulaşmakta güçlük çeker.İnsan aklı belirli evrelerde yanılmıştır.Çünkü aynı meta değişik ortamlarda ayrı yanıtla neden olmaktadır.(yüzeyselde olsa aynı masanın normal ortamla su içindeyken farklı görülmesi gibi) İnsan aklı felsefenin çizdiği sınırı aşamaz.Çünkü insan aklının sınırı felsefe ile özdeştir.O felsefeyle vardır onunla beraber çalışır.Felsefe ise insan düşüncesinin doruk noktasıdır.Hemen her bilim dalı felsefeden çıkmadır ve bir yerde onunla birleşir.Felsefe insanlığa büyük hizmetler veren bilimdir.Felsefe ve bilginin sözlük anlamına gelince :PHILIA ‘ya bilgi , SOPHIA ‘ya ise bilgililik sevgisi anlamındadır.Kısaca felsefe , sözlük anlamı itibariyle bilgi ve erdemlilik üzerine kurulmuş sözcüktür. Filozof kelimesi ise :PHILOS sevgi , dost SOFIA ’ya ise erdem anlamındadır. Yani gerçeği anlayan bilgili , erdemli kişi anlamındadır. GERÇEK Başlangıçta insan gerçeği aramaktan hatta bunu düşünmekten bile aciz durumda idi.Ancak insan usu gerçeği öğrenmek istedi.Yıllar geçtikçe kendini fizik ve zeka olarak geliştirdi.Etrafında olup bitenleri inceledi araştırdı daha sonra bunların nedenlerini anlamaya çalıştı ve bunları mistik bir boyutta topladı.Bilginin doğru dürüst olmadığı bu çağlarda insan usunun merakını inançlar doyurmaya çalıştı.Zamanla inançla bilgi çatışmaya başladı.Us gerçeği bazen inanç içinde , bazende bilgi içinde aradı.Evrende herşey devingen olduğu için us’da sürekli olarak gelişti.Bu gelişme esnasında bazen inanç bazen bilgi belli durumlarda açık düşüyordu.Us ikisi arasında hakem durumundayken gerek inanç gerekse bilgi ile çatıştı.Gerçeği bulamadığını gören insan inançla bilgi arasında yol olduğunu düşündü.Böylece insan , usunun sınırları içinde gerçeği arayan çalışmalar yaptı.Felsefe tarihinde Sokrates , Platon , Hegel , Kant gerçeği arayan filozoflardır. Gerçek ne idi.Sözlük anlamında gerçek somut ve nesnel olarak varolandı.İlk çağlarda filozoflar gerçeği bilimle araştırmaya çalışmışlar gerçek içinde insanın yerini saptamaya çalışmışlardır.Buna İYON OKULU filozofları örnektir.Daha sonraki yıllarda ise gerçeği usla bulmaya çalışmışlardır.Sokrat’la gerçeklilik akımı yön değiştirmiştir.Sokrat bilgilerimizin doğuştan var olduğunu savunmuş.Filozoflarında bunları ortaya çıkarmakla görevlendirildiklerini söylemiştir.Onunla birlikte doğa bilim çalışmaları yerini usçuluğa bırakmıştır.Burada dikkat edilecek iki nokta vardır.Birincisi insan usunun gerçek hakkındaki görüşlerinin tamamen olmasa bile büyük ölçüde değişmesi ve usun gerçek karşısında ilk çelişkiye düşmesidir.Çünkü insan gerçeği bilimsel yolla ararken bu us ile yapılmıştır. İnsan usu önce inanç yoluyla aramaya çalıştığı gerçeği daha sonra bilimselliğe dönüştürmüş Sokrat’la birilikte usa kadar gelmiştir.Felsefe tarihinde her filozof gerçeği değişik açılardan yorumlamıştır.Sokrat’tan sonra platon gerçeği metafiziğin ilk basamağı yapmıştır.Ona göre gerçek iki tanedir.Biri içinde yaşadığımız gerçek ki bu daima değişir.Öbürüde ruhların yaşadığı ölümsüz ve sonsuz gerçek.Platon zamanında Yunanda Sofizim akımı vardı ve gerçeğin daha o yıllarda us tarafından bilinemeyeceğini ortaya atmışlardı. Gerçek , bir olgunun evrende her bakımdan var olduğunun adıdır.Usdaki hakikat ise evrendeki gerçeğin görünümüdür.evrende gerçek iki olgu üzerine yoğunlaşır.Bunlar madde ve us dur.Her ikisi de gerçektir diyebilir miyiz.Ustan çıkan her sorunun yanıtı gerçek olmayabilir.Çünkü , ustan çıkan algı gerçeğin somutu değildir.Ustan soyut görüntülerde çıkar.Us da sınırlı sayıda algıtözü bulunmaktadır.bunlar gerçektir.Ama bunların yanıtı yoktur.Yani us her alanda soru çıkarabilme yeteneğine sahiptir.Ustan iki içerikli algı çıkar.Birincisi gerçek olan ve içinde yaşadığımız gerçeğe yönelik olan , ikincisi de içinde yaşadığımız gerçeğin dışına (gerçek üstüne) yönelik olan.Gerçeküstü negatiftir.Çünkü bunlar gerçeğin dışına yöneliktir.Bizim gerçeğimizle hiçbir bağlantısı yoktur.Gerçek , yaşadığımız var olan gerçek ise buraya yönelik algılar gerçek olacaktır.Bunun için bunun dışına çıkmak isteyenler ise gerçek dışıdır.Gerçek insan usunun algılayabileceği en son sınıra kadar olan ortamın içinde bulunan madde ve usun , somut ve soyut olarak hareket ettikleri alanın genel adıdır.Gerçeğin içinde gerçek olmayan yoktur sadece gerçek vardır.İnsan usu sınırlı olduğundan ve gerçek dışında da başka gerçek olmadığından us gerçek üstüne(1. salt gerçek) erişemez. Us öyle bir olgudur ki her insandan insana büyük farklılıklar gösterir.Biri diğerinin düşündüğünü düşünememektedir.Bizim usumuz ilk insanlarınkine göre oldukça gelişmiş durumdadır.Sürekli gelişen insan usu elbette çağlara göre değişik düşünecektir. Bazı kavramlarda insan usundan çıkmıştır ve usu bunlara yanıt verememektedir.Bizden önceki nesillerdeki insan usları bize göre daha ileri veya daha geridir.Çünkü bu konuda açıklanamayan bir çok soru vardır.Mu ve Atlantis gibi. Bizden sonraki nesiller ise bizden çok daha farklı olacaktır ve evrende her şey devinmektedir.Bu devinim esnasında insan usu , devinme hareketinin kendi zaman birimindeki gerçekte yaşar.Hareket devinmeye devam etmeye başladığı an kendi zaman biriminden çıkamayan us devinmeye devam edemediğinden dışlanır.Çünkü insan usu kendi içeriğinde bu hareketi yapmaktadır. İnsan vücudundaki tek bağımsız olgu us dur.Us vücuda yaşam süresi içinde hükmeder , yönetir. Başlangıçta (ilk insan devri) İnsan usunun tanıtlayamadığı bazı olaylara verdiği kavramlar gerçekmiş gibi gelmiştir onlara.Çünkü bilgi ile açıklamakta zorluk çektikleri için bunları inanç yoluyla (mantık dışı) açıklamaya çalışmışlardır.Bunlar daha ziyade dinsel inançlardır.Ancak bazı soyut kavramlar vardır ki soyut olduğu halde kanıtlanmıştır.Bunlar (güç ve içeriği olarak) us , (matematik ve mantık olarak) bilgi gibi kavramlardır. Bir de öyle kavramlar vardır ki , tanrı , doğru , sonsuz , gibi.Bu kavramlar anlaşılması en güç kavramlardır.İnsan usu şimdilik bu kavramları bünyesinde barındırıp açıklayamamaktadır.Açıklaması şimdilik düşünülemezde.şimdilik dedim çünkü insan usu güçlenmektedir.Bu güç bir gün öyle bir yere gelecektir ki bu kavramları açılayacaktır.Bu kavramlar gerçeğin en gizemli köşesinde bulunmaktadır.İnsan usu geliştikçe bunlara yaklaşmakta güçlük çekmeyecektir.Çünkü gerçeğin gerçek olabilmesi için , gerçeğin içinde gerçek dışı kavramların olmaması gerekmektedir.Gelecekte gerçek dışı kavramların insan usu tarafından aydınlatılması ve gerçeğin içinde gerçek dışı kavramların kalmaması sadece usa bağlıdır. |
|
ORTA ÇAĞ ÜÇÜNCÜ VE DÖRDÜNCÜ YÜZYIL Roma düþüþe baþladý Paganizmin yerini, eðitimliler için Stoacýlýk ya da yeni-Platonizm, kitleler için ise gizem dinleri ve Hýristiyanlýk aldý.Kilise babalarý Hýristiyan Tanrý bilimini temellendirdiler. DÖRDÜNCÜ VE BEÞÝNCÝ YÜZYIL Germanik güçler zayýflamýþ Roma’yý yýktý.Barbarlar Avrupa’yý kaba bir tarým ekonomisine çektiler.Kültürel yaþam ancak Bizans’da ayakta kaldý.Orta sýnýf yokoldu. ALTINCI VE SEKKÝZÝNCÝ YÜZYIL Yaratýcýlýk yok oldu.Barbar kültürü egemenliðini sürdürdü.Altýncý.Yüzyýlda Bizans en geniþ sýnýrýna ulaþtý.Yedinci Yüzyýlda Ýslam doðdu.Sekizinci ve Onbirinci Yüzyýl arasý Müslümanlar önemli bir kültür ürettiler ve antik Yunan düþüncesini canlandýrdýlar. DOKUZUNCU YÜZYIL Batýda ilk büyük devlet kuruldu.Ýlmin desteklenmesi ile Karolen Rönesansý oluþtu.Sanat geliþti.Karolen hanedaný Viking, Slav, Macar ve Müslüman saldýrýlarý ile bozuldu.Feodalizm tekrar egemen oldu. |
|
|
|
|
ORTAÇAĞ SONRASI ONUNCU VE ONBİRİNCİ YÜZYILLAR Orta sýnýf doðmaya baþladý.Güçlü devletler sahneye çýktý.Haçlý seferleri ile latin dünya güç kazandý.Güçlü devletlerle kilise arasýnda çatýþmalar çýkmaya baþladý. ONÝKÝNCÝ VE ONDÖRDÜNCÜ YÜZYILLAR Orta sýnýf büyüdü ve güçlendi.Özellikle onikinci yüzyýlda kültürel yaþam serpildi, geliþti.Kilise düþünceyi denetleyemez oldu.Antik Yunan felsefesinin yapýtlarý çevrilmeye baþlandý.Kuþkuculuk, ulusalculuk ve laiklik düþünceleri yayýlmaya baþladý.Ýngiltere Fransa yüzyýl savaþý baþladý. ONBEÞÝNCÝ YÜZYIL Yüzyýl savaþlarý sona erdi.Orta sýnýf her yerde kilise, devlet ve soylularla politik ve ekonomik haklarý için savaþmaya baþladý.Ýtalyan toplumunun bütün görüntüsü laikleþti. |
|
|
KRAL III.KHETI8217;NIN OGLU MERIKARE'YE ÖGRETISI ; O, Büyüklerin bir okuludur ki bilge insan; edindigi bilgiyi ona atilmadan bilen, çevresinde kötü hiçbir sey olmayandir.Dogruluk ve adalet(Maat) ona, atalarinin vermis olduklari ögütlere uygun olarak kucak dolusu gelir... Senden önce yasamis olan büyüklerine denk olmaya çalis...sözlerinin kitaplarda baki kaldigini gör; bu kitaplari aç; yetenekli insan egitilmis bir insana böyle dönüsür. |
|
Hepimiz Sokrates ile karsilastik. Çünkü hepimiz, elimizden geldigince, kendimizi tanimaya ve gerçek, iyi, dogru olana kendimizi yaklastirmaya çalisiyoruz; en azindan içimizdeki varlik bunu yapar. |
|
|
E-mail
hermeticatr@yahoo.com |
|
ANA SAYFA
|