PİSAGOR VE SAYILAR

Derleyen........................................................................................................Horus

Pisagorcular tek ve çift sayılar arasındaki farktan çok etkilenmişler ve evrendeki her şeyi iki katogoriye ayırma noktasına varmışlardır.Sağ tarafa bağlı olan tek sayılar, sınırlı, eril, sakin, doğru olan ile ışık ve iyilikle ve geometride kare ile irtibatlıdır.Buna karşılık çift sayılar sonsuzun, sınırsızın, (sonsuz şekilde bölünebilir olarak) çeşitlinin, sol tarafın, dişilin, hareketlinin, eğrinin, karanlığın, kötünün ve geometride dikdörtgenin sahasına dahildir. Tek ve çift sayılar yoluyla açıklanan bir ile çok arasındaki bu zıtlık daha sonraları genellikle mistizmde bir hedef olarak bölünmemiş mutlak birlik şeklinde vurgulanır.Tek sayılar bu yüzden halk inancında hatta Tanrı-bilimsel akıl yürütmelerde bile önemli bir rol oynamıştır. Eflatun için, bütün çift sayılar kötülük alametiydi. Hopper,doğru şekilde şöyle ifade eder.”dişi sayılar sanki yeterli şekilde hor görülmemişlermiş gibi, sonsuzluk damgası da görünüşe göre çizgi benzetmesiyle onlara vurulmuştur.” Virgil, (numero deus impare guadet) ”Tanrı tek sayılardan hoşlanır.” der. Aynı fikir İslam-i gelenekte de sürdürülür ve şöyle denir; Şüphesiz Tanrı tektir ve tek sever. Shakespeare’de şöyle ifade eder.”tek sayılarda tanrısallık vardır.” Tek sayılardan hoşlanma meyli ayin fiillerinin, duaların, büyüsel sözcüklerin ve benzerlerinin tek sayılarda tekrarlanması adetine yol açmıştır.Büyü 3 veya 7 kez yapılır ve bir dua veya “amin” ile biten cümleler üç kere tekrarlanır. Büyüsel düğümlerde tek sayılarda bağlanırdı. Talmud tek sayıların kullanımı ve çift sayılardan kaçınmak hakkında çok miktarda örnekle doludur. Günümüzde ise tek sayıda çiçek içeren buketler göndermek adettir. Pisagorcular sayıları daha çok geometrik şekillerle irtibatlandırırlardı.3, 6, 10, 15 üçgensel sayılar, 1, 4, 9, 16, 25 karesel sayılar (yani 1, 2, 3, 4, 5’in kareleri).Nokta 1’e , çizgi 2’ye mekan 3’e (çünkü önce üçgende görülür) ve cisim 4’e (4 mekan tarafından çevrildiğinden) aittir. Pisagorcu sistemde en mükemmel sayı 10’dur.Çünkü ilk dört tam sayının toplamı dır.(1+2+3+4) ve bir eşkenar üçgen tarafından temsil edilebilir.Böylece çokluk 10’da yine teklik haline gelir.Bu sebepten Pisagorcular kozmik düzende kendi sistemleri içine yerleştirmek için 10 göksel cisim keşfetmeye gayret ettiler. Ve onuncunun yokluğunda onu icad ettiler. Aristo (İ.Ö.384-322),metafizik ile ilgili ilk kitabında Pisagorcu sayı gizemciliği hakkında biraz olsa da eleştirsel yazar.Tamamen matematiğe batmış olarak onların, sayı ilkelerini var olan her şeyin ilkesi olarak varsaydıklarını ifade eder. Matematikte olduğu gibi sayılar, tabiatıyla ilk nesnedir.Pisagorcular sayılarda var olan ve olacak olacak şeylerin bir çok benzerliklerini teşhis etmeyi düşündüler.Ateş, hava, su, toprak unsurları gibi; Onlar ayrıca müzik notalarının sayılara göre şekillendirilmiş olarak görünmesi gibi sayılarının unsurlarını da var olan her şeyin unsurları olarak değerlendirdiler ve göğün bütün çatısının ahenk ve sayı olduğuna inandılar.Sayıların belirtisinden birinin de adalet olduğu, bir diğerinin ise ruh veya akıl olduğu farz edildi.Belirtilerin diğer biçimleri zaman ve fırsattı ve böylece hiçbir şekilde var olmamış her şey bir yandan sayılarla uyumlar arasındaki, bir yandan da göğün nitelik ve parçaları ile bütün alem arasındaki uygunlukları topladılar ve karşılaştırdılar ve atlanmış bir şey varsa suni bir yapıştırıcı sistemde ki her yerde ilişkiler sağlamak için yardım etti. Mesala, 10 sayısının onlara en mükemmel şey ve bunun yanında bunun yanında bütün sayılar alanını kucaklar gibi görünmesinin bir sonucu olarak yıldız türünden gökte dolanan 10 cisimde bulunmalıydı.Fakat, görünen sadece 9 cisim varken onlar onuncu bir cisim icat ettiler; görünmez bir karşı-dünya. Aristo tarafından adalete işaret etmek üzere seçilen sayı 4 tür.Çünkü, eş etkenlerin ürünüdür.Yani ilk kare sayıdır.Pisagorcu düşünürler için, bu tür eşitlikler keşfetmeye çalıştıkları uyum ve güzelliğin objektif ölçülerinin doğruluğunu gösterdi. Hayatın ölçülerinin ve her şeyi kucaklayan uyumun süregelen araştırmasıyla birlikte Eflatun bile sayıların Tabiatın gizemlerini çözmek için bazı anahtarlar içerdiğini kabul etmişti.Pisagorcu ve Eflatuncu fikirler Yeni Eflatunculuğa ve Gnostik sistemlere nakloldu ve sayı mistizmine yol açtı. Kurduğu Yeni Eflatuncu sistemi, üç dindeki mistik akımları etkileyen Plotin şöyle der; ”Sayılar onlar tarafından tanımlanan objelerden önce var olurlar.Duyu objelerinin farklılığı adeta sayı mefhumunun ruhunu hatırlatır.” Bu düşünce çizgisinde devam ederek İskenderiyeli Filo, Eski Ahid ve Pisagorcu gelenekteki fikirleri kaynaştırdı ve böylece ağırlıklı olarak sayı mistizmi tarafından belirlenen Ortaçağ Kitab-ı Mukaddes yayınları için esas oluşturdu.Bununla birlikte ortaçağ dünyasında Pisagorcu geleneğin en önemli gelişimi Kabaladır.Kabala yüksek derecede karışık bir sayı mistizmi üzerine kuruludur.Buna göre asli 1 kendini 10 Sefirota böler.Sefirotlar gizemli şekilde birbirleriyle bağlantılıdır ve onlar arasında köprü vazifesi İbrani Alfabesinin 22 harfiyle beraber işgörürler.En üstteki sefirot, Keter (TAÇ) dır.Onun dışında Hokhmah (HİKMET) ve Binah (AKIL) dallarına ayrılır.Dördüncü sefirot Hesed (AŞK) veya Gedullah (AZAMET) diye adlandırılır.Beşincisi Gevurak (ADALET) tir.Altıncısı Tiferet (GÜZELLİK) ve yedincisi Netsah (ZAFER) bunlara Hod (İHTİŞAM) sekizinci olarak Yesod (TEMEL) dokuzuncu olarak ve son olarakta Malkhut (HÜKÜMDARLIK ve GERÇEKLİK) eklenir. İbrani harfleri sayı olarakta iş gördüklerinden sefirotun şekli ve onun türemeleri, evrenin farklı kısımları arasında ilginç ilişkilere yol açmıştır. Ortaçağ Hıristiyanlığı, gnostik tarikatlar arasında da aynı geleneği paylaşmıştır..Seville’li İsodere’nin yazdığı gibi “ Tolle numeroum omnibus rebus et omnia pereunt “ [ Bütün nesnelerin sayılarını alın hepsi çürüyecektir.]Kitab-ı Mukaddes’de her şeyin sayı ve ölçü ile düzenlendiğini söylemez mi?






E-mail
hermeticatr@yahoo.com





ANA SAYFA YAZILAR 1 YAZILAR 2 YAZILAR 3 YAZILAR 4 Geometrinin Etkisi 3'ün Gizemi ILGILI LINKLER